Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 44.

- Bu haber 7 kez okundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 44. Muhtarlar Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TSK'nın Afrin'de yürüttüğü 'Zeytin Dalı Harekatı'na ilişkin değerlendirmelerde  bulundu. Afrin'de terör örgütlerinin yaptığı işbirliğine uyarı çeken Erdoğan, "Biz aslında kimin nerede durduğunu gayet iyi biliyoruz. DEAŞ bahanesi ile Afrin'i terör koridoruna bırakmak isteyenler DEAŞ'la birlikte açık şekilde savaşıyorlar. Bunların birbirinden farkı yok. Al PYD'yi, YPG'yi vur DEAŞ'a. Hiç birbirinden farkı değil. O da terörist, o da terörist. Bir madalyonun iki yüzü gibi.  Kobani'de Ayn el Arab'da, hükümetimize sığınan yüz binlerce kardeşimiz bölge DEAŞ'tan temizlenmesine rağmen evlerine geri dönmüyor. Çünkü, olur ya görünüşe göre DEAŞ gitti lakin oraya bir başka terör örgütü çöreklendi. Bunlar barbar, katil, hırsız, ırz düşmanı. Bunlar postmodern haçlı seferinin yeni işbirlikçileri. Biz Afrin'de sahiden bütün insanlığın düşmanı bir zihniyetle de uğraş ediyoruz." ifadelerini kullandı

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Bu ay sonu itibari ile muhtarımızla buluşmalarımızın 3. yılını dolduruyoruz. Bizlere kalbinizi açtığınız için teşekkür ediyorum.Bu buluşmaları inşallah sürdüreceğiz.

SON TERÖRİST ETKİSİZ HALE GETİRİLİNCEYE DEK SÜRECEK

Tarihi bir hadise yaşıyoruz. Afrin'i teröristlerden temizlemek için başlattığımız  ve adını Zeytin Dalı koyduğumuz operasyon galibiyet ile sürüyor. TSK ile bölgenin aslı sahipleri olan Suriyeli kardeşlerimizden oluşan ÖSO an be an Afrin'i denetim altına alıyor.Son terörist etkisiz ayla getirilinceye kadar bu operasyon devam edecek.  Sınır güvenliğimiz kuşkusuz önemlidir. Vatandaşlarımızıncan ve mal güvenliğine kasteden sınır ötesi tehditler elbette önemlidir. Biz Suriye'deki Arap, Kürt ve Türkmen kardeşlerimizin geleceğini en düşük kendimizinki değin manâlı görüyoruz. 

BİZİ İŞGALCİ GİBİ GÖSTERMEYE ÇALIŞIYORLAR

Gözümüzün içine bakıla bakıla bize yalan söylenmesine katlanma etmek zorunda değiliz demiştik. Bizim sınır güvenliğimizi sağlama gayretimizi çarpıtmaya çalışanlar dört bir koldan saldırıyor. Afrin'i Kürt kardeşlerimize aleyhinde gibi göstermeye, kimi bizi Suriye'yi işgalle suçlamaya çalışıyor. Derhal altyapısı ile eğitimi ile ayağa kaldırdığımız Rai, Cerablus, El Bab arasındaki alana 100 bine yakın kardeşimiz geri dönüp bayağı hayatını sürdürmeye başladı. Afrin'de de aynı şey olacak. Önce teröristlerin kökünü kurutacağız, daha sonra da orayı yaşanabilir ülkü getireceğiz. Kimin için 3.5 milyon benim ülkemde yaşayan Suriyeli kardeşlerim için.

DAEŞ'LE BİRLİKTE ÇALIŞIYORLAR, BUNLARIN BİRBİRİNDEN FARKI YOK

Biz fiilen kimin nerede durduğunu gayet iyi biliyoruz. DEAŞ bahanesi ile Afrin'i terör koridoruna bırakmak isteyenler DEAŞ'la birlikte açık şekilde savaşıyorlar. Bunların birbirinden farkı değil. Al PYD'yi, YPG'yi vur DEAŞ'a. Hiç birbirinden farkı yok. O da terörist, o da terörist. Bir madalyonun iki yüzü gibi. Her iki örgütün de ipini elinde tutanlar işlerine geldiğinde birini, işlerine geldiğinde ötekini uzatıyor. 

ALMANYA'YA TEPKİ: BU NASIL HUKUK?

Biz bu DEAŞ belasını o kadar ya da böyle kendimizden uzakta tutarız ama benzer şeyi senelerdir bizim mücadelemizi alıkoymak için ellerinden gelen her şeyi yapan diğer ülkeler yapabilir mi? Bizim kimlik bilgilerini verdiğimiz teröristleri bile teftiş aşağı tutmayı beceremeyip kanlı eylemlerle maruz kalmışlardır. Çok daha kanlı teröristlerle muhatap olduklarında neler yapabileceğini göreceğiz. Yolcularımız Almanya'dan Türkiye'ye dönüş yapıyorlar, PKK terör örgütü havalimanında tekme tokat, ellerindeki sopalarla dövmeye yöneliyorlar ve Alman polisi izliyor. Böyle güvenlik olabilir mi? Senin en güvenliği olduğun yer havalimanı. Nereye kadar? Nasıl olacak bu? Söylediğimiz vakit da, "olmuyor ha, içten değil ha" Biz bu gördüklerimize sessiz mi kalalım? Bu nasıl hukuk? Yol güvenliği yoksa sen nasıl devletsin, sormazlar mı? Kusura bakmayın, biz bu gerçekleri de söyleyeceğiz. 

BUNLAR BARBAR, HIRSIZ, IRZ DÜŞMANI

Kobani'de Ayn el Arab'da, hükümetimize sığınan yüz binlerce kardeşimiz bölge DEAŞ'tan temizlenmesine rağmen evlerine geri dönmüyor. Çünkü, olur ya görünüşte DEAŞ gitti lakin oraya bir başka terör örgütü çöreklendi. Bunlar barbar, katil, hırsız, ırz düşmanı. Bunlar postmodern haçlı seferinin yeni işbirlikçileri. Biz Afrin'de fiilen tüm insanlığın düşmanı bir zihniyetle de uğraş ediyoruz. Ateş altındaki sivillerin tahliyesini engelleyen, canlı kalkan olarak kullanan bu zihniyet, çukur eylemlerinde de karşımıza çıkmıştı. Biz 13-15 yaşındaki çocukları, ihtiyar kadınları ellerine tabanca tutuşturarak fotoğraflar yayınlayan bir örgütü tepelemeye çalışıyoruz.

NIÇIN ZEYTİN DALI NORMAL VERİLDİ?

Zeytin Dalı operasyonu. Zeytin bizim inancımızda fazla kutludur. Bu bununla birlikte özgürlüklerin müjdecisidir. Biz de bu zeytin dalı olarak bunu kullanırken dedik ancak, toparlayalım, kucaklayalım ve böyle bir bağımsızlık adımını attık. Biz Zeytin Dalı operasyonu ile bölgemiz üstünde öbür emelleri olan güçlerin derenin taşı ile kuşunu vurma oyununu bir kere daha bozmuş olduk. Münbiç'ten başlayarak sınırlarımız boyunca bu oyunu boza boza devam edecek, bölgemizi iyice temizleyeceğiz. 

OBAMA BİZİ ALDATTI

Obama döneminde bizim diğer taraftan zeytinlik harekatı var. Obama orada bizi aldattı. O harekat Münbiç'i teröristlerden temizleme harekatıydı. Sözünde durmadı. Biz üzerimize düşeni yaptık fakat onlar yapmadılar. Biz buradaki teröristleri Fırat'ın doğusuna süreceğiz dediler. Münbiç yüzde 95 ile Araplarındır. Orada Kürt yoktur. Sözlerinde durmadılar, hesap başkaydı. Orada bitmiş bir terör devleti oluşturmanın hesabıydı. Adını Kürt Devlet koyuyorlardı. Burada Kürt yok oysa. Yüzde 95 Arap var. Oraya terör örgütünün mensuplarını yığıyorsun. Aynısını Kobani'de yaptılar, orada Ayn el Arap'dı. Benzer şekilde teröristleri yığdınız.

268 TERÖRİSTİ ETKİSİZ IŞIK HALKASI GETİRDİK

Bunları söyleyince rahatsız oluyor baylar. Biz doğruyu bitmiş söyleyeceğiz. Biz, bu adımları atarken kararlılıkla bu yolda yürümeye devam ederken her mücadelede de biliyoruz ancak, bir bedeli vardır. Bunu göreceğiz. 2015 yılı temmuz ayından beri terörle mücadelede sınırlarımız içinde 1000'in üstünde şehit verdik. Zeytin Dalı operasyonunda şehitlerimiz, gazilerimiz var ama bilhassa ÖSO ve bizim şehitlerimizle beraber 7-8 şehidmiz varsa karşı taraftan da 268 birey etkisiz ayla getirildi.

SALONU AYAĞA KALDIRAN SÖZLER, AYAKTA ALKIŞLANDI

Bizim askerimiz, polisimiz, korucularımız, ÖSO'daki kardeşlerimiz şehadeti şereflerin en büyüğü olarak gördükleri için neredeyse ölümün üzerine üstüne gidiyorlar. Bu sabah askerlerimizle yapılan röportajlara baktığımızda 'biz Afrin'e düğüne gidiyoruz' diyorlar. Buna güvenmek basmakalıp, herkesin karı yok. Bizim Mehmetimizin yetişmeri böyle. Buradan Zeytin Dalı operasyonunda, daha önceki operasyonlarımızda, terörle mücadelede, 15 Temmuz'da verdiğimiz tüm şehitlerimize bir kere daha Allah'tan rahmet diliyorum. Tüm emniyet güçlerimizi Rabbim korusun diyorum. Ülkemiz bir yüzyıl önce uçurumun kenarına getirilmişti. Bu cendereden çıkmıştık. Cumhuriyet tarihimiz boyunca bizi bakımlı bırakmadılar. Sosyal, siyasal fay hatlarını kullanarak bizi kendi içinde didişen bir ülke içinde tutmaya çalıştılar. PKK'ya karşısında nasıl birlik ve beraberlik içindeysek FETÖ'ye karşı da beraber olarak bu süreci yıkımla karşı karşıya kalmadan atlatabildik. Arkamızda yüreği ile cesareti ile koskoca bir ırk var. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.