TBMM Araştırma Komisyonu Değirmenci’yi Dinledi

Uyuşturucu madde bağımlılığı ve yeni bağımlılık türlerinin araştırılarak bağımlılığın nedenlerinin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan başkanlığında toplandı. Komisyonun bugünk.

- Bu haber 10 kez okundu.

TBMM Araştırma Komisyonu Değirmenci’yi Dinledi

Uyuşturucu madde bağımlılığı ve yeni bağımlılık türlerinin araştırılarak bağımlılığın nedenlerinin ve alınacak tedbirlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu, AK Parti Mersin Milletvekili Yılmaz Tezcan başkanlığında toplandı.

Komisyonun bugünkü toplantısında vekiller UMED Başkanı Gazeteci Yazar Aslan Değirmenci’yi dinledi.

Reyting kaygısı korkutucu bir hal aldı

Uluslararası Medya Enformasyon Derneği Başkanı Aslan Değirmenci, devlet kurumlarının özellikle uyuşturucuyla mücadele konusunda medya temsilcileriyle iletişim dili geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Değirmenci, medyada ciddi şekilde bir kavram kargaşası olduğunu, bu kargaşaya son verilmesi adına alandaki muhabirlere eğitim verilebileceğini belirtti.

Basın ve medya merkezlerinin haber geçmişini taradıklarında her yıl bu alanla ilgili 30 bin haber yayınlandığını tespit ettiklerine dikkati çeken Değirmenci, "Bu gerçekten çok yüksek bir sayı. Yapılan haberlerin yüzde 70'inde kullanıcılar 'tuzağa düşmüş', 'batağa saplanmış', 'kurban', 'genç' ya da 'çocuk yaşta' gibi sıfatlarla nitelendiriliyor. Kullanıcılar genellikle tehlikeli meczuplar olarak resmediliyor. Bu ötekileştirmeden kurtulmalıyız." dedi.

Değirmenci, medyada reyting kaygısının korkutucu bir hal aldığını, bundan dolayı çok abartılı haberlere rastlandığını savundu. Haberi izletmek adına yapılan bu yanlıştan vazgeçilmesi gerektiğinin altını çizen Değirmenci, şöyle konuştu:

"Anadolu Ajansı intihar haberlerini yaklaşık 3 yıldır abonelerine servis etmiyor. Bu artı bir gelişme. Bu haberleri abonelere servis etmemesinden dolayı medyada intihar haberleri sayısının yüzde 60 oranında düştüğüne tanıklık ediyoruz. Ajansımızın aldığı bu sorumluluktan sonra yapılan araştırmada intihar olaylarının azaldığını da görmekteyiz. Tüm medya kuruluşlarının aynı hassasiyeti uyuşturucu madde bağımlılığı konusunda gösterilmesi gerekir. Bağımlılıkla mücadelede tedaviye rağbeti artırmaya yönelik haberlerin sayısının ise yok denecek kadar az olduğunu söylemeliyim. Bu özeleştiriyi yapmamız gerekiyor."

Öte yandan Başbakanlık Basın, Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü ile Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanlığı temsilcileri de kurumlarının çalışma esasları ve yürütülen projelerle ilgili komisyona bilgilendirmede bulundu.

Değirmenci, komisyona UMED olarak önerilerini ise şu şekilde sıraladı:

* Medya kuruluşlarına kolluk birimleri tarafından verilen uyuşturucu madde ile ilgili olaylara ait basın açıklamalarına, medya tarafında fazla müdahale edilmeden mümkünse aynı metin kullanılarak olayın haberleştirilmesi gerekmektedir.

* Medyada yer alan haber metinlerinde kaynağın kolluk birimleri olması nedeniyle kolluk birimlerince hazırlanan basın açıklaması metinlerinde en az medya kadar dikkatli olunmalı ve haberde ön plana çıkması istenen mesaja yönelik bir metin hazırlanmalıdır.

* Medya ve kolluk arasında işbirliğinin artırılması ve özellikle uyuşturucu ile ilgili haberlerde hazırlanan içerikler ili ilgili istişare ortamı sağlanmalıdır.

* Medyanın sadece kolluk kuvvetlerinin sokak satıcıları ile ilgili yapmış olduğu yakalamaları veya operasyonları haberleştirmesi ya da topluma sunmasının yanı sıra uyuşturucu ile mücadeleye katkı sağlayacak programlar ve sosyal sorumluluk projeleri içerisinde bulunması gerekmektedir.

* Uyuşturucu madde ticaret veya kullanımı ile ilgili olarak kulaktan dolma mevzuat bilgilerinin kullanılmaması, konu ile ilgili gerekirse hukukçulardan bilgi alınması, toplumda yanlış bir algı oluşturulmaması sağlanmalıdır.

* Herhangi bir araştırma ya da bilimsel bir veriye dayanmayan bilgilerin sunulmaması, örneğin uyuşturucu kullanma yaşının 10 – 11 yaşlara düştüğü şeklinde herhangi bir bilimsel araştırmaya dayanmayan bilginin izleyici veya dinleyicilere verilerek toplum üzerinde korkuya neden olunmaması gerekmektedir. Yanı sıra bu tür söylemler, ilgili yaş grubu için uyuşturucu kullanabileceği yaşa geldiği şeklinde bir özendirme işlevi görmektedir.

* Uyuşturucu ile mücadele konulu program veya haberlerde konuşmacı olan konukların doğru seçilmesi, kişilerin bu alandaki bilgi ve tecrübelerine göre uzman kişiler olmasına dikkat edilerek topluma yanlış bilgi verilmesi engellenmelidir.

* Medya olarak kullanacağımız ifadelerde, bağımlıları öncelikle, ötekileştirmemeli, niteleme ve tasvirlere çok dikkat etmeliyiz.

* Bağımlıları incitmemeli, onurlarını kıracak haberler yapmamalıyız. Haber kurgusunda abartıdan kaçınmalı, onları reytinge kurban etmemeliyiz.

* Bağımlıları tehlikeli ve mağdur göstermemeli, onları destek almalarından uzaklaştırmamalıyız.

* Bağımlıları, ailelerini ve kamuoyunu aydınlatacak haberlerin sayısını artırmalı, sorundan çok çözümü işlemeliyiz.

* Haber görsellerinde bağımlıların ve çevrelerinin fotoğraflarını ve açık kimliklerini izinsiz ifşa etmemeliyiz.

* Medyanın uyuşturucu maddeler ili ilgili olaylara sadece haber gözüyle bakmaması ve dolayısıyla okunmayı ya da izlenmeyi hedefleyen görsellerden ve başlıklardan kaçınması gerekmektedir.

* Bağımlıları edilgen, boyun eğen ya da çaresiz konumda göstermemeliyiz.

* Uyuşturucunun kullanım şekli ise asla haber yapılmamalı, ayrıntılara yer verilmemelidir. Risk grupları için merak uyandırıcı ve teşvik edici haberler servis edilmemelidir. Uyuşturucunun birey üzerindeki geçici etkilerine yer vermek, risk gruplarını uyuşturucu kullanımına yönlendirebilir. Uyuşturucu kullanımının birey üzerinde yarattığı sahte ve geçici iyi hissetme duygusunu vurgulamaktan da vazgeçilmelidir.

* Uyuşturucu ile ilgili haberlerde asıl amacın, gençlerimize uyuşturucudan uzak durmaları gerektiği şeklinde önleyici mesajlar verilmelidir.

* “Uyuşturucu tutkusu”, “keyif verici madde”, “altın vuruş” gibi tanımlamalar ile uyuşturucu kullanımını özendiren tasvirlerden kaçınılmalıdır. Aynı şekilde özellikle sentetik uyuşturucuya ulaşımın ucuz ve kolay olduğunu ifade eden haberlere yer verilmemelidir.

* Medya, kaçakçılık, satıcılık ve üreticilik yöntemlerini ilgi çekici şekilde işlememeli, bu yolla yüksek kazanç elde edildiği belirtilmemelidir.

* Uyuşturucu ile mücadelede başarı hikâyelerine medyamız sıklıkla yer vermeli, bağımlılara ve ailelerine umut verici haberler yapılmalıdır.

* Ünlü isimlerin karışmış oldukları uyuşturucu olayları ile ilgili verilen haberlerde özellikle topluma rol model konumunda bulunan bu kişileri aklamak ya da yargı kararı verilmeden bu kişileri karalamak yerine olayın neticelenmesinin beklenmesi ve bu kişilerin varsa pişmanlık ifadelerine veya karışılan durumun yanlışlığını dile getiren ifadelerine veya karışılan durumun yanlışlığını dile getiren ifadelerine yer verilmesi gerekmektedir.

* Kolluk kuvvetleri uyuşturucu ile mücadele faaliyetlerini ve istatistiki bilgileri medya ile paylaşmalı ve medyanın talep etmiş olduğu bilgileri geciktirmeden vermelidir.

* Uyuşturucu ile mücadele temalı hazırlanmış olan Kamu Spotlarının günün geç saatlerinde değil gün içerisinde belli zaman dilimlerinde yayınlanması sağlanmalıdır.

* Sosyal medya üzerindeki denetimler attırılmalıdır. İnternet kullanıcılarının uyuşturucu maddelere kolay erişimlerinin önlenmesi adına birtakım düzenlemeler yapılmalıdır.

Anahtar Kelimeler:
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.