banner64

Çalışanların beklentilerini karşılayan şirketler, bu dönemin kazananı olacak

Üretim süreçlerinin, istihdam politikalarının ve verimlilik kriterlerinin A'dan Z'ye değiştiği bir dönemden geçiyoruz.

Çalışanların beklentilerini karşılayan şirketler, bu dönemin kazananı olacak

Üretim süreçlerinin, istihdam politikalarının ve verimlilik kriterlerinin A'dan Z'ye değiştiği bir dönemden geçiyoruz. Yetenek yönetimi ve motivasyon açısından tüm kuralların yeniden belirlendiği post pandemi döneminde; tüm şirketler hibrit ve uzaktan çalışma stratejilerine göre belirlenen İK stratejileriyle yol alıyor. Platin Dergisi'nin Turkcell ana sponsorluğunda gerçekleştirdiği İK Trendleri Zirvesi'nde içinden geçtiğimiz bu dönemde, şirketlerin İK süreçleri ele alındı.

"Pandemiyle birlikte hassasiyetler de değişti"

Online düzenlenen zirvede konuşan Turkcell İnsan Kaynakları Mükemmeliyet Merkezi Direktörü Seray Kerimak, "Pandemiyle birlikte hayatımızda pek çok dinamik değişti. Kişisel hayattaki bu değişiklikler, doğal olarak iş hayatımıza da yansıdı. 1.5 yılın sonunda olaylara eskiden verdiğimiz cevapları artık vermiyoruz. Artık yeni şeyler deneyimlemek istiyoruz. Pandemiyle birlikte çalışanlar için hasassiyetler ve öncelikler de değişti. Çalışanların yöneticilerinden beklentileri farklılaştı. Çalışanlar artık kendileriyle empati ve güçlü iletişim kuran, kendilerini güvende hissedebilecekleri bir ortam sunan, iş sürekliliğinin de ön planda olduğu, uyum ve destek sağlayan liderler görmeyi bekliyorlar" dedi. Çalışanların bu beklentilerini karşılayan şirketlerin, bu değişim döneminin kazananı olacağını kaydeden Kerimak, "Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre özellikle sıkıntılı zamanlarda çalışanlarına yüksek güven gösteren şirket çalışanlarının, motivasyon ve bağlılığının yüzde 75 yükseldiği gözlemlenmiş. Bu durum, şirketlerin finansal süreçlerine de olumlu yansıyor. Şirketlerin kârlılıklarında yüzde 21 gibi bir artış gözlemleniyor. İK profesyonelleri olarak bir yandan bu değişimi yönetmeye çalışırken bir yandan da şirketimizi geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Çalışma dünyası her zamankinden daha hızlı değişiyor. Bu dönemde gördük ki geleceğe hazır olan şirketler, yaşanılan krizleri piyasaya görece daha rahat atlatıyor ve avantaja çeviriyor" ifadelerini kullandı.

"ÇALIŞANLARIMIZIN GÜVENİNİ ESAS ALIYORUZ"

Pandemiyle birlikte Turkcell'in de çalışma modelinin değiştiğini aktaran Kerimak sözlerini şöyle sürdürdü: "Turkcell, dijital dönüşümde öncü ve öngörülü bir şirket olarak yaptığı altyapı yatırımlarıyla uzaktan çalışma modelini pandemiden çok önce, 2016 yılında kurum kültürüne dahil etmişti. Bu sayede pandemiyle ortaya çıkan uzaktan çalışma şartlarına kolayca adapte oldu. Turkcell olarak 2016'dan beri çalışanlarımıza 'mobil çalışma' ve 'ofistasyon', yani farklı lokasyonlarındaki ofislerimizde çalışma imkanı sunan bir şirketiz. Yaklaşık 5 yıldır ayda 4 gün uzaktan çalışıyoruz. Geçen sene Mart ayında ülkemizdeki ilk pozitif vakanın görülmesinin ardından çok hızlı aksiyon aldık. Türkiye'nin farklı bölgelerindeki 6 bine yakın çalışanımızı tamamen 'uzaktan çalışma' modeline geçirdik. Bir hafta sonra sayıları 10 bini aşan çağrı merkezi çalışanımıza da gerekli donanım ve internet altyapısını sağlayarak müşterilerimize uzaktan hizmet sunabilecekleri duruma getirdik. Yurt dışı çalışanlarımız dahil toplamda 20 bin arkadaşımız kademeli olarak uzaktan çalışmaya başladı. Süreci dijital altyapımızla sorunsuz ve hızlı şekilde tamamladık. Biz her zaman çalışanlarımızın güvenini esas alıyoruz. Çalışanlarımızın ihtiyaçlarını ve beklentilerini dinleyip birlikte hayata geçiriyoruz. Yeni çalışma düzenimizin adına 'Esnek Çalışma Modeli' dedik. Motto olarak, 'Sen varsan her yer Turkcell' dedik. Çalışanlarımız, ister evlerinden ister ofislerden çalışabiliyorlar 'Dijital Ofis' uygulaması üzerinden istedikleri ofisi, masayı, kampüste ihtiyaç duyabilecekleri sosyal imkanlara kadar rezerve edip gelebiliyorlar. Çalışanlarımızın birbirlerine yöneticilerine çalışma arkadaşlarına geri bildirim verebilecekleri 'Refleks' uygulamamız var. Ayrıca 'Çıraklık' uygulamamız ile çalışanlarımız merak ettikleri ilgi duydukları farklı bir bölümde bir hafta çırak olarak oradaki ortamı deneyimleyebiliyorlar."

"BU DÖNEMDE, KRİZLERDEN KAHRAMANLARIN ÇIKTIĞINI GÖRDÜK"

Mc Donald's Türkiye İnsan Kaynakları Müdürü Ece Kuran da; "Pandemi süreci ile birlikte anlam arayan değerlerle öne çıkan bir birim haline geldik. Pandemiyle birlikte gördük ki krizlerden kahramanlar çıkıyor. İK da onlardan biri. Çalışan deneyimini konuşur hale geldik. Bir şirket, çalışanına ne kadar değer verebildiğini gösterebiliyor mu? Çalışanının ne kadar arkasında duruyor? Bunları konuşur hale geldik. Bu bağı kuran şirketler; çalışanlarını katbekat motive eder hale getirdi" yorumunda bulundu. Tüm Türkiye'de 6 bin çalışana sahip olduklarını belirten Kuran, "Pandemi döneminde iletişime odaklandık. Sağlık alanında ne gibi katkılar sunacağımızı önceliklendirdik. İş yerinde aldığımız tedbirler hakkında tek tek çalışanlarımıza bilgilendirdik. 'Önce sağlık ve önce insan' dedik. Adaptasyonumuz çok hızlı oldu. Bu dönemde kişiselleştirilmiş deneyimler ön plana çıktı. Trendler değişiyor, değişik farklı çalışma modelleri geliyor. Yapay zekanın kullanımıyla daha çok stratejiye odaklanacağız. Farklı kuşaklar çalışıyor. Şu an kadın çalışan sayımızın oranı yüzde 33. Bu oranı yüzde 51'e çıkarmak istiyoruz" açıklamasında bulundu.

"LİDERLİK TANIMI DEĞİŞTİ"

Pandemiyle birlikte liderlik tanımlarının değişmeye başladığını dile getiren Kordsa İnsan Kaynakları, Hukuk ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Yardımcısı Eray Karaduman, bugüne kadar hep iş liderliğinden bahsedildiğini ama bugün organizasyonların artık farklı bir anlam aradığının altını çizdi. "Şirketin var oluş amacıyla kişisel var oluş amaçları birleştirilmek isteniyor. Liderlik de bu noktada yeni bir tanıma ihtiyaç duyuyor: Liderlik ve otonomi... Biz de bundan yola çıkarak istihdam modellerini değiştirdik. Yetenek tanımımızı yeniden güncelledik. Kültürümüze odaklandık. Son olarak da çevik ve dijital organizasyonlar nasıl olmalı sorusunun yanıtını ve tanımlarını çalışanlarımızla aramaya başladık. 'Bitirdiniz mi?' diye sorarsınız, buna hayır diyebilirim. Çünkü bu bir yolculuk" diyen Karaduman, anlam yaratan liderlik ve kapsayıcı liderliğin, yeni dönemin en önemli konuları arasında yer aldığını belirtti.

"ANLAM KAVRAMI DEĞİŞTİ VE İÇSELLEŞTİRİLDİ"

KPMG olarak bin 640 kişilik bir ekibe ve 28.5'lik bir yaş ortalamasına sahip olduklarını aktaran KPMG Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu Şirket Ortağı Hande Şenova ise pandemiyle beraber yeni çıkan koşulara uyum sağlamak açısından, genç ekip arkadaşlarının kendileri gibi yöneticilere göre daha hızlı aksiyon aldığını söyledi.

Şenova, yaptığı değerlendirmede; "Şirketlerin, yolculuğuna kâr diye yola çıkması, artık günümüzde anlamlı değil. Biz de bu noktada, 'önce sağlık' ve 'önce çalışanımız' dedik. Çünkü onları sağlam tutamazsak, ilerleyemeyeceğimizi biliyorduk. Herkesi tek tek dinledik, serbest kürsüler oluşturduk. Bu noktada mindfulness eğitimi yaptık. İK tarafında her gün, her sabah toplantı yapmaya başladık. Kısacası bunlar üzerine çalıştık ve liderlik becerilerimizi değiştirmemiz gerektiğini gördük" ifadelerini kullandı. Bu süreçte 'anlam' kavramına yöneldiklerine dikkat çeken Şenova, "Son 2.5 yıldır 'KPMG hikayeni anlat' diye yarışmalar yapıyorduk. 'Anlam' kavramının, bu yolculukta çok değiştiğine ve içselleştiğine şahit olduk. Zira herkesin hikayesi farklıydı. KPMG olarak topluma fayda sağlamaya çalıştık" açıklamasında bulundu.

GERİ BİLDİRİMDEN İLERİ BİLDİRİME

Yıllardır kullanılan 'geri bildirimin' yanı sıra günümüzde 'ileri bildirim' denilen bir kavramın da öne çıktığını belirten Eray Karaduman, "İleri bildirim (feedforward) dediğimiz kavram, 'ileriye bakalım' dediğimiz noktada bizi besliyor. Burada; 'hangi bilgi, hangi beceriye ihtiyacınız var; kimlerden destek alabilirsiniz' soruları önem kazanıyor. Kendinize yapabileceğiniz yatırım; geleceğinizi besleyecek en önemli donelerden biri olacak. Dolayısıyla yeni bir kavram olan 'ileri besleme', İK'nın en önemli gündemlerinden biri" dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER